Pages


          NEDEN AYRILIK?

     Denizin kıyısında, yaşamın tam ortasında… Yürüyorum. Nereye gittiğimi bilmeden; sadece yürümek için… Kafamın içindeki düşünceler, anılar, hayaller şaha kalkmış atlar gibi. Bir anlık bir istek, duruyorum. Elimde adı diyar diyar, asır asır dolaşan bir aşkın kitabı… Okurken. Aralarda kendime paylar çıkararak. Düşünerek. Dua ederek. Ağlayarak. Leyla ile Mecnun. Sevda için katlanılan bunca çile. Bitmeyen bir hasret. Tükenmeyen sabır. Yanan yürekler ve gözyaşı. Dağlar Leyla, taşlar Leyla, çöl Leyla ile dolu, gök Leyla. Kafamı kaldırıp kitaptan mis kokan denize bakıyorum uzun uzun. Gözlerimin karası sonsuz mavilikte kaybolurken. Düşüncelerim başka diyarlarda dolaşıyorken. Yakın ayrılık, üzgün ben. Bir damla gözyaşı gözümden düşen.
     Kimse fark etmiyor varlığımı. Martılar, simitçi amcalar, kağıt mendil satan küçük kız… Üzerimde beyaz bir elbise, siyah saçlarımda papatyalardan bir taç. Oturmuş izliyorum etrafımı. Herkeste bir telaş, bir koşuşturmaca. İnsanlar meşgul, hem de çok meşgul. Tam denizin duvarı dövdüğü yerde bir bank ve bankın üstünde yaşlı bir amca. Bu kentin taş sokakları gibi o da çok hırpalanmış. Gözlerinde derin bir özlem, eski günlere dair. Yalnızlık yoldaşı, umutlar sırdaşı… Elinde simit, martılar dostları… Bir an olsun ayrılmıyorlar yaşlı amcanın yanından. Deniz kokulu rüzgarlar esiyor bu kıyılarda, savuruyor mendilci kızın ipek saçlarını. Saçları, üzerindeki kirli elbise gibi sarı. Minik elleri biraz üşümüş, biraz da hamarat. Gözlerinde bilmiş bir eda.
 Aniden bastıran turkuaz bir akşamüstü sahilde. Sokak lambaları yavaş yavaş yanıyorken. Bu şehre çok yakışan ama ne zaman geleceği belli olmayan sonbahar, rüzgarlarını estiriyorken. Yağmur damla damla dökülürken yüreklere. El ayak çekilmeye başlamış çoktan. Kimseler yok şimdi etrafımda; olsalar da görmedikleri ben, bir tek ben ve kitabım kaldık sahilde. Gitme zamanı çok yakın, ayrılık çok yakın.
     Sonu gelmeyen çocukluğumun dinmek bilmeyen tutkusuydu beni buraya getiren. Her sabah erkenden kalkıp izlediğim bir çizgi film ve çocuksu bir hayal. Her zaman keçilerine, peynir yapışına, neşesine imrendiğim Heidi artık benim. Yüreğimin en bilinmeyen köşesinde yeşerttiğim hayallerim gerçek olmuştu. Alplerin eteğindeki kar kokulu bir köyde gökyüzünü seyrediyorum şimdi. Üzerimde yirmili yaşların verdiği olgunluk ve ömrümün sonuna dek sürecek olan çocukluğum. Yüreğimde hasret, yüreğimde anılar, yüreğimde dostlar.
     Arkama baktığımda içinden çıkamayacağım karmaşıklıklar gördüm, önümde ise daima bir çıkış yolu. “Büyük insanlar ve de idealistler hep önüne bakmıştır, kendilerini dinlemiştir; çünkü herkesin gittiği yöne bir sürü gibi akmak akıl sahiplerinin işi değildir.” Değil mi ki farklı olmak, kendimi bulmak amacım; değil mi ki kimse ben olamaz. Ufuklar boyu hayallerim, diyarlar boyu sevgilerim. Leyla kadar masum, çöller kadar dost, ceylan kadar yaralıyken. Kalbimin sesini dinleyip, çocukluğumu yaşarken. Arkama almadan rüzgarı, uzaklaşmadan kendimden, önümde uzun sokaklar. Diyar-ı Alp’e doğru kararlı kararlı. İlerliyorken. Rüzgarı göğüsledim, arkama bakmadan.
     Dinmeyen tutkular taşıyorum yüreğimde, çocuk yüreğimde. Adını koyamadığım mutluluklar dört bir yanımda, umutlar saçlarımda; hayatımla başbaşayım. Vazgeçmeden amaçlarımdan, kendi hayatımın öznesi olmak için savaşıyorken. Uzun bir yaşam piramidinin en üstündeki kartallara ulaşmak için kurtulurken pamuk ipliklerden. Tenimde derin yaralar açsa da hayat, aldırmadan ilerliyorken.
     Ellerimde anılar, gözlerimde yaş, içimde hasret. Mümkün olan tüm acıları tadarak. İliklerine kadar sızlayarak bazen. Ne güneşe yoldaş, ne geceye sırdaş. En derininde kalbimin sevdiklerimle, ilerliyorken.
     Renkler kaybolunca ebruli hayatımdan, bu sıkıcı monotonluktan kurtulmak adına bütün bu dileklerim, eylemlerim. Ümitlerimi yeniden yeşertmek için hasret, hasret için de ayrılık yaratılmıştı. Zaten seven insan önce kendinden geçmeyi, sonra kendini bulmayı öğrenirmiş ya; geçtim kendimden, kendimi bulmak için bu yolculuk. Gizli gizli anlatarak derdimi gökyüzüne, fısıldarken en güzel cümlelerimi size dair. Aklımda hep nasihatleriniz, gülüşleriniz, dualarınız. Renklerim için, ilerliyorken.

    

0 yorum:

Yorum Gönder